Tatlı tatlı

Schaub Lorenz tüplü televizyonlar ve analog telefonlardan bugün bu yaşımda, kendi çabamla, bir blog oluşturacak noktaya gelebildim. Elde edeceğim sonuç ve alacağım tepkiler, belki de benim için yeni bir başlangıcın ilk adımları olacak. Heyecanlı ve mutluyum ama aynı zamanda kaygılıyım da… Beğenilme ve sevilme kaygısı tabii ki...

Burada hayata geçireceğim tüm aktivitelerim, yazılarım ve fotoğraflarım, düşünce süzgecimden geçecek.

Önceden yürüyordum, düşünüyordum,

Koşuyordum, düşünüyordum ,

Geziyordum, düşünüyordum,

Bakıyordum, düşünüyordum,

İzliyordum, düşünüyordum,

Konuşuyordum, düşünüyordum.

E nasıl olsa düşünmenin bedeli ve getirdiği bir sorumluluk yoktu, her şey iyi gidiyordu…

Ama içimde düşündüklerimi yazma isteği uyanınca her şey değişti. Heyecan, endişe, beğenilme kaygısı ve sevilme isteği… Yani tüm insani duygular, bir anda kaplayıverdi içimi…

Ciddi bir stres oluştuysa da, hadi Tülay dedim hadi, bir yerden başla. Ya yazacak, ya patlayacaktım. Kendimle hiç bu kadar baş başa kalamamıştım bugüne kadar, tüm kalabalıkların içinde…

Haydi, bu tatlı yaşamda, TATLI YAŞAM sayfamda buluşalım.

62 görüntüleme1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Kasım ve Aralık aylarının yoğun gündemi arasında hangi konuyu sizlerle paylaşacağıma karar vermek, oldukça güç oldu. Sonunda, yaşam yolculuğumuzu uzatan buluşlar arasında belki de en önemlisi olan aşı

12 Kasım 2020 son dakika: ‘Doğu Akdeniz’de facia! En az 74 mülteci boğularak öldü.’ Bu haberi okuduğumda, ruhum yeniden Ortadoğu halkalarının yanına doğru yolculuğa çıktı. İnsanlık adına utanç verici

2019 yılının 12 Temmuz günü bir karpuz çekirdeğinin boğazına takılmasıyla başlayan sürecin ardından, 69 yaşındaki annemi kaybettim. Tabii ki inancım beni isyan etmekten alıkoyacak kadar güçlü idi anca